Advert

Servis Plaka Tahdidi İstanbul'un da hakkı!

Türkiye genelinde plaka tahdidi uygulanan il sayısı 35'e yükseldi. İstanbul ise tahdidin dışında tutuluyor. İSTAB Başkanı Ahmet Karakış, "İstanbul servis sektörü olarak ayrıcalık istemiyoruz. Hakkımız olan ve haklı olduğumuza da inandığımız plaka tahdidinin İstanbul'da da uygulanmasını talep ediyoruz" dedi.

Servis Plaka Tahdidi İstanbul'un da hakkı!
Servis Plaka Tahdidi İstanbul'un da hakkı! Admin
Bu içerik 3313 kez okundu.

Öğrenci servisi ve personel taşımacılık sektöründe yaşanan sorunların çözümü noktasında İstanbul Taşımacılar Birliği Derneği (İSTAB) ile İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası (İSAROD) yöneticileri ortak hareket etme kararı aldı. İSTAB Başkanı Ahmet Karakış ve İSAROD Başkanı Hamza Öztürk, yönetim kurulu üyelerinin de hazır bulunduğu toplantıda basın açıklaması yaptı. Karakış ve Öztürk'ün ortak mesajı ise; alınan kararlarda sektörün talep ve önerilerinin dikkate alınması yönünde oldu.

HUKUK MÜCALESİ BAŞLADI

Sektörde yaşanan sorunları sıralayarak konuşmasına başlayan İSTAB Başkanı Ahmet Karakış, "İlgili 3 bakanlık bir araya geldi ve okul servis araçları yönetmeliği hazırlandı. İSTAB olarak, İTO 22. komite olarak, İSAROD olarak ilgili birimlerle birden fazla toplantı yapıp görüş bildirmemize rağmen sıkıntılı bir yönetmelik hazırladılar. Buda sektörde gerçekten çok büyük bir huzursuzluk oluşturdu. Hem biz, hem de esnaf odası olarak bununla ilgili hukuki süreci başlattık. Yürütmenin tamamen durdurulması için davalarımızı açtık. İşin bir de ekonomik kısmı var. Bu araçlarda her koltuğa bir sensor konulması, kamera sistemleri, renkli cam ve üç noktalı emniyet kemeri ki bu konuların dönüşümde araç başı maliyeti yaklaşık 7-8 bin TL'dir. Birde işin teknik boyutu var. Bütün bunların nerede yapılacağı konusunda sıkıntı var. Konuyla ilgili akredite edilmiş kurumlar yok. Bu şekilde dönüşümün olacağına inanmıyoruz" dedi.

ARAÇLAR YENİLENEMEDİ

Yaşanan teknik sıkıtılar nedeniyle 01 Ocak 2018 tarihinden bugüne üretici firmaların okul servis aracı üretemediğini dile getiren Başkan Karakış, 2018-2019 eğitim öğretim döneminin başlamasına 4 ay gibi kısa bir sürenin kaldığını hatırlatarak mağduriyetler yaşanacağına işaret etti. İstanbul'da 17 bin servis aracının dönüşümünün çok kolay olmayacağını savunan Başkan Karakış, bu sorunun sadece İstanbul'u değil, tüm Türkiye'yi kapsadığını ifade etti. Personel konusuna da değinen Karakış, "Araçlarda istenilen aparatların dışında hosteslerin yaşı ve eğitim durumu var. 22 yaş ve lise mecburiyeti kondu. Bu da başlı başına bir problem. Kesinle bununda düzeltilmesi lazım. Bizim önerimiz 18 yaş ve ilk okul mezunu olsun yönünde. Bu konuda da düzeltme olmasını bekliyoruz. İlgili birimlere personel ile ilgili beklentilerimizi ilettik ve aynı zamanda da hukuki süreci de başlattık" diye konuştu.

CUMHURBAŞKANINA EKSİK BİLGİ

"Plaka tahdidi ile ilgili bizim burada en büyük güvencemiz; haklı olduğumuza inanıyoruz" diyen İSTAB Başkanı Ahmet Karakış, şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanımız Plaka Tahdidi konusunda olumsuz bir görüş beyan etti ama biz bu konuyla ilgili savunduklarımızın doğru olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla haklı olduğumuz için de biz bunun sonuna kadar mücadelesini vereceğiz. Cumhurbaşkanımızın yanlış bilgilendirildiğini düşünüyoruz. 35 ilimiz de plaka tahdidi uygulanıyor. Yakın zamanda plaka tahdidi alan iller var ama bu sürecin İstanbul'da olmamasının bir açıklaması yok. Servis sektörü İstanbul'da gerçekten mağdur ediliyor. Bu süreçte biz haklıyız. Her ne kadar karşımızdaki bürokratların söylediği bir çok şey varsa da bunlar bizi tatmin etmiyor. Haklı olduğumuz için bu süreçte sonuç alacağımıza inanıyoruz. Sonuç alamaz ise bile mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Sektöründe bizden beklentisi budur. Bu yolda mücadele etmeye devam edeceğiz. Hem İTO'da, hem İSORAD'da hem de İSTAB'ta gerekli çalışmaları yapacağız."

İYİ KAZANÇ, İYİ HİZMET

İSAROD Başkanı Hamza Öztürk ise plaka tahdidinin kimi kesimlerin algıladığı gibi bir rant olmadığını dile getirdi. Tahdidin sektörü denetleme mekanizması olduğunu ifade eden Öztürk,  "Plaka tahdidi sürecini başlattığımızda Cumhurbaşkanımıza klasör, klasör evraklar gönderdik. Büyükşehir Belediyesi olayı farklı yorumladı. Cumhurbaşkanımız eksik bilgilendirildi. Bağcılar Spor Komleksi'nde verdiğimiz dosyada konuyu ayrıntılı bir şekilde dile getirdik. Cumhurbaşkanımızın verdiği cevaplarda 11 Şubat 2016'da alınmış olan UKOME kararında birebir var. Nedir bu cevaplar: Çocuklar mağdur olur, veliler mağdur olur. Personeli taşınan firmalar mağdur olur. Ama şunu herkes net biliyor Türkiye genelinde tahdid olan illerde öğrenci fiyatları İstanbul'dan daha düşük. İstanbul elbette daha büyük. Metropol. Trafik sorunları var. Herkesinde bildiği gibi tahdit bir denetleme mekanizmasıdır. Bu bakımdan tahditte bir ayrıcalık gibi kimsenin beklentisi yok. Daha iyi hizmetin ve daha iyi kazanımın peşindeyiz. Cumhurbaşkanımıza verilen bilgilerde ciddi manada bir yanıltma olduğuna inanıyoruz. Sivil toplum örgütü olarak bizler, bir çok bürokratın meseleye bakış açısını kırabilmek için ciddi çalışmalar yapıyoruz. İstanbul'da 17 bin, Türkiye genelinde ise 185 bin öğrenci servis aracı var. Onun için bu sorun sadece İstanbul'dan ibaret değil. Bu tüm Türkiye'nin sorunu" dedi.

AYRIMCILIK ORTADAN KALKSIN

Devletin taşımalı eğitimde kullandığı araçlarla ile özel sektör tarafından kullanılan araçlar arasında farklılık olduğunu dile getiren İSAROD Başkanı Hamza Öztürk, "Vatandaşın parasını ödediği servis araçları için bir tedbir var. Devletin parasını ödediği taşımalı eğitimdeki servis araçları için bir tedbir yok. Bu da başka bir sıkıntı. Bu konuda eşitlik olması gerekiyor. Yapılan toplantılarda görüş bildiriyoruz ancak görüşlerimiz sadece toplantı sahasında kalıyor. Uygulamaya geçildiği zaman bizlerin önerdiği, talep ettiği konular yer almıyor. Bazı toplantılarda görüş bildirmek, dosyalar sunmak bizi sonuca ulaştırmıyor. Sektörün temsilcili olarak bizler, görüşlerimizin dikkate alınmasını talep ediyoruz" diye konuştu.

10 NUMARA GİBİ SIKINTI YAŞANIR

İSAROD Başkanı Hamza Öztürk, şöyle devam etti: "1 Ocak 2018 tarihinden itibaren okul taşıtı üretilmedi. Bir 10 numara yağ sıkıntısı yaşadık. Ulaşım sektörü yıllardan beride yaşıyor. Yakıt pahalı, 10 numara yağ ile şehirlerarası otobüsler taşımacılık yapıyor. Bundan dolayı da bir çok sıkıntılar yaşadık. Şimdi eğer üretici koltuklara sensor takmaz ise aynı sıkıntıların yanacağını cidden düşünüyoruz. Çünkü her ustanın yaptığı iş aynı kalitede değil. Gerek sensorlu koltuk, gerek üç nokta emniyet kemeri gerek elektronik cihazların takımı üretici firmalar tarafın yapılmalıdır. Sensorlu koltuk ağırlığa ve ısıya duyarlı olacak. Biz küçük çocuk taşıyoruz, altını ıslattığı zaman yada lise talebeleri araç içerisinde sulu şaka yaptığı zaman havasızlıktan öldüreceğine inandığımız çocuklarımızı elektrik çarpması sonucu öldürmeyecek miyiz? Öyle fevri ve çabuk verilen kararların sektöre zarar vereceğine inandığımızdan dolayı bütün bunların tekrar düşünülmesi gerektiğine inanıyoruz. Standartlar hızlı bir şekilde karara bağlanmalıdır. Biz her konuda İSTAB ile birlikte hareket edip, sektörün yaşadığı sorunlara birlikte çözüm bulacağız."

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Ali Terzi     2018-05-04 Hakkimiz diyorsunuz kim verdi size o hakki duzen olsun diyordunuz belediye size guzergah belgesi vererek duzeni sagladi ancak sizin derdiniz rant elde etmek kiyilarda koselerde onlarca hurda arabayi yigdiniz bekliyorsunuz tahdit ciksinda bunlarin uzerinden plaka alalim cakallar sizi isiniz gucunuz milletin kanini emmek cocugunu okula gonderen gariban velinin cebinde sizin gozunuz ALLAH sizi bildigi gibi yapsin
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BMW’nin Karsan'a notu tam
BMW’nin Karsan'a notu tam
Ek seferler 2 Eylül’e uzayacak
Ek seferler 2 Eylül’e uzayacak