Bahar Sendromu!
Alanur Özalp
Advert

Bahar Sendromu!

Bu içerik 46 kez okundu.

Her yıl kasvetli kış mevsiminden çıkarken bu sendrom yaşanır. Kışın soğuk, karanlık, kapalı havası insanları sıkmış, yormuş, biraz da depresyona sokmuştur. Heyecanlar, coşkular, mutluluklar, azalmıştır.

Böyle soğuk, puslu ve yağışlı havalardan güzel sıcacık, aydınlık, insanın içini açan havalara girerken genellikle bir bocalama, durgunluk, iştahsızlık gibi belirtilerle kendini gösteren bahar sendromu görülür. Bahar veya yaz beklentilerini de içeren bu tablo, özellikle bahar ayları geçtikten sonra kendini gösterip sonra yerini yeniden soğuk ve kapalı havalara bıraktığında daha belirgin olarak görülür.

Özellikle bahar, yeniden doğma, yeniden uyanıştır. Hatta bazı dinlerde ve mitolojide “yeniden diriliş” anlamını da içerir. Bahar sendromunda yorgunluk, mutsuzluk, güçsüzlük hissi, içten hiçbir şey yapma isteğinin gelmemesi gibi sayılabilecek birçok semptom kişiye sanki yalancı bir depresyonu çağrıştırır. Ama bu tabloya depresyonun bazı özellikleri de eşlik etmektedir. Bazen bahar sendromu depresyonla karışabilmektedir. Bu sendrom kişinin kendini mutsuz hissetmesi anlamına gelmektedir. Ayrıca en önemli tarafı, kişinin kendini güçsüz hissetmesi ile bir miktar yorgunluk ve isteksizlik olmasının, onun ve karşısındaki kişilerin yanlış anlamalarına ve kayıplarına yol açabilmesidir.

Bahar sendromunun bu kadar yoğun yaşanmasının bir nedeni, ekonomik krizle etkilerinin birleşmiş olmasıdır. Ekonomik krizle bahar sendromu birleştiğinde toplumda gergin, sinirli, mutsuz, beklentisiz, çaresiz ve öfkeli insanlar çoğalmaktadır. Bu tablo genelde ekonomik sıkıntıyı yaşayan ülkemizde sürekli olarak yaşanmaktadır.

Bahar sendromundan nasıl kolayca çıkılabilir?
- Genellikle bu sendrom Pazartesi sendromuna benzer. Kişi hiçbir yardım almadan ama biraz zorlanarak bu tablodan çıkabilir.
- Bazen tablodan çıkmak uzun sürebilir. Böyle durumlarda uzman bir psikologdan yardım almak gereklidir.
- Kişi hiçbir ilaç kullanmadan da gevşeme, rahatlama yöntemlerini uygulayarak bu tablodan çıkabilir.
- “Duyarsızlaştırma” adlı psikolojik yöntem de bu tablodan çıkmaya yardımcı olabilir.

Kişinin kendi yapabilecekleri ise;
- Dışa açılmak,
- Bu problemini öncelikle yakınları ile sonra da arkadaşlarıyla paylaşmak, onların da bu konuda neler yaptıklarını öğrenip güçleri birleştirmek,
- Hoş yemekler yapmak,
Yeni ortamlara girmek ve yeni kişilerle tanışmak konusunda kendini zorlamak,
- Yeni giyecekler almak,
- Renkli kıyafetler giymek,
- Etkili iç çamaşırları giymek,
- Masaj yaptırmak,
- Bahçeyle uğraşmak veya çiçek yetiştirmek,
- Hayvan almak veya bir merkeze gidip bir süreyi hayvanlarla geçirmek,
- Çocuklarla daha fazla vakit geçirmek,
- Gençlerle sohbet etmek,
- Yaşlı ve tecrübeli kişilerle sohbetlerde bulunmak…
- Seyahate çıkarak yeni kişilerle tanışmak ve yeni ortamlar görmek
- Dans etmek
- Müzik dinlemek
- Sanatla uğraşmak
- İnternet kullanmak

Bu tür rahatlatıcı faktörler yanında gerektiğinde psikolojik destek de devreye girebilmelidir.

Alanur Özalp
Uzman Psikolog
E-mail: alanurozalp@hotmail.com

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Milli otobüs sarayın hizmetinde
Milli otobüs sarayın hizmetinde
MNG Kargo Uzun'dan sorulacak
MNG Kargo Uzun'dan sorulacak
istanbul escort