Fıkra değil gerçek!..
Göksal Purtuloğlu

Fıkra değil gerçek!..

Bu içerik 3 kez okundu.

Evet sevgili dostlar, yaz demek tatil demek. Tatil ise kimilerine göre deniz, kum, güneş, kimilerine ise ören yerleri demektir. Bana göre tatil ise fırtınalar koparan denizi ve muhteşem doğa güzellikleri ile Karadeniz denektir!.. Yoğun geçen bir yıllık iş temposunun ardından soluğu Karadeniz'in başkenti Trabzon'da aldım.

 

Karadeniz deyince akla hep bu bölgeyle özdeşleşmiş Temel, Fadime ve Dursun fıkraları gelir. Ancak; Karadeniz illerinde, doğal yaşamın her anında fıkra gibi olaylarla karşılaşmak mümkün. Bende bunlardan bir kaçını sizler için derledim. İşte bunlardan bazıları...

 

CEM YILMAZ TRABZON'DA

 

Ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın, sadece bir kez geldiği Trabzon’da, neden daha çok program yapmadığına ilişkin soruya, "Karadeniz turnesinde enteresan şeyler yaşadık. Bir çok fıkrada rol aldık. Trabzon’a seyahat ediyorum, bir vatandaşa sorduk, havaalanına nasıl gidebiliriz? diye, o da uçak havaalanı mı? diye cevap verdi. Neden böyle oluyor sorusunun kaba bir cevabı yok. Trabzon’da bulunduğum 2 saatte 17 tane fıkra yaşayınca, ben niye burada sahneye çıkıp komiklik yapıyorum ki" şeklinde verdiği cevap, fıkra denince, neden Karadenizlilerin akla geldiğini anlatır nitelikte.

 

DOLMUŞ KALKIYOR

 

Ankara’dan ilk kez Trabzon’a gelen bir kişi, havalimanına otomobiliyle gelen ve şehrin yabancısı olan arkadaşıyla buluştuktan sonra, Trabzonlu tanıdıklarını telefonla arar. Trabzonlu, her ne kadar gelip sizi alayım dese de misafirleri, "otomobillerinin olduğunu, tarif etmesi halinde, Boztepe’de olduğunu söyleyen arkadaşlarının yanına gelebileceklerini" söyler ve yola koyulurlar. Tarif üzerine Yenicuma semtine kadar gelen bu kişiler, burada yolun ikiye ayrıldığını görünce, içinde bulundukları otomobilin camını indirerek, yol kenarındaki bir Trabzonlu’ya, "Boztepe’ye hangi yoldan gidebiliriz?" diye sorar. Trabzonlunun verdiği, "Şuradan dolmuş kalkıyor" cevabı, ilk kez kente gelenleri gülme krizine sokar.

 

DOSYA YANIMDA DEĞİL

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin, çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Artvin’in Borçka ilçesine gelir. Vatandaşlarla sohbet ederken, kalabalığı yararak güçlükle Şahin’in yanına yaklaşan bir kişi, "Size bir dosya vermek istiyorum" der. Şahin’in, dosyayı yanındaki Artvin milletvekillerine verebileceğini söylemesine rağmen, bu kişi ısrarla, dosyayı kendisine vermek istediğini söyler. Israr üzerine bu vatandaşı kıramayan Şahin, "Tamam ver bana dosyayı" der. Vatandaşın, "Sayın başkanım dosya yanımda değil" demesi üzerine, Şahin ve çevresindekiler kendilerini gülmekten alamaz.

 

UÇAĞI DENGEDE TUTMAK İÇİN Mİ?

 

Uçakla daha önce seyahat etmeyen bir Trabzonlu, kurumu tarafından verilen bir görev için uçakla İstanbul’a gider. İlk uçuşunda bazı izlenimler edinen Trabzonlu, yine uçakla geriye dönerken, pilotun kalkış sırasındaki uyarısı üzerine, hostes ve hostların, belli yerlere oturarak kemerlerini bağladığını görür. Pilotun, iniş ve kalkışlarda hep aynı uyarıyı yaptığını ve her defasında hostes ve hostların aynı yerlere oturduğunu gören Trabzonlu, dayanamayıp, hemen yakınında oturan hosta, kısık bir sesle, "Uçağın iniş ve kalkışlarda dengede olması için mi buralara oturuyorsunuz" diye sorar. Kahkaha atmaktan kendini alamayan host, hem güvenlik açısından hem de acil çıkışlarda belli görevleri olduğu için bu noktalara oturduklarını uzun uzun Trabzonluya anlatmak zorunda kalır.

 

ÜYE OLMAYAN GİREMEZ

 

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde oturan birkaç gazeteci, yakındaki bir çay ocağından çay söyler. Aradan epey bir zaman geçmesine rağmen çaylar gelmez. Gazeteciler merakla beklerken, bir genç çaylarla içeri girer. Gazetecilerin, çayların niye geç geldiğini sorması üzerine çaycı, "Abi, girişte, ’üye olmayanlar giremezdiye yazıyordu. Ben de içeri gireyim mi, girmeyim mi düşündüm. Onun için geciktim" cevabını verir.

 

İKİ AYRI TABAK OLMASIN

 

Trabzon’un Uzungöl beldesine gezmeye giden 3 kişilik grup, bir restorana girerek, iki ayrı tabakta, biri 2 kişilik, biri de tek kişilik, yöreye özgü kuymak ister. Bir süre sonra garson masaya, tek tabak içinde 3 kişilik kuymak getirir. Gruptakiler, iki yarı kuymak istediklerini, neden tek tabakta 3 kişilik kuymak yaptırdığını sorduğu garson, "İki ayrı tabak olmasın diye hepsini bir yaptım" cevabını verir.

 

KANIM EN İYİSİNDEN

 

Trabzon'un Köprübaşı ilçesinde yaşayan yaşlı bir adam, yıllar sonra hastaneye gider. Hemşire "dayıcım kan gurubunuz ne?" diye sorar. Dayı, büyük bir hışımla "sen ne diyorsun kızım. En iyisinden, en iyisinden" cevabını verir.

 

Göksal Purtuloğlu

Cep: (0533) 422 22 77

E-Mail: purtuloglu_61@hotmail.com

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaybolan mesleklerimiz
Kaybolan mesleklerimiz
Çobanoğlu'nun yatırımı Krone'ye
Çobanoğlu'nun yatırımı Krone'ye