Bir zamanlar...
Murat Ertütüncü
Advert

Bir zamanlar...

Bu içerik 17339 kez okundu.

1990 Körfez Savaşı ve Körfez Krizi, Türkiye ekonomisine büyük darbe vurduğu gibi Güneydoğu Anadolu ekonomisine de büyük darbe vurdu ve yara açtı. Bölge o gün bugündür toparlanamadı. Irak'a yapılan taşımalarda transit geçiş güzergahı olan bölgede başta uluslarası nakliyecilik sektörü olarak büyük hareketlilik ve canlılık yaşanıyordu.

Gaziantep, Nizip, Kızıltepe, Cizre ve Silopi gibi yerlerde küçük sanayi sitesi esnafı, o günlerde gördüğü verimlilik, kazanç ve kârlılığı bir daha göremedi. Bana göre; o tarihte kaleme aldığım bir yazımda da ifade ettiğim gibi “Irak yıkıldı. O bölge altında kaldı”. Şimdilerde yeni yapılanma kapsamında Irak’a dış ticaret ve nakliye yapılıyorsa da neticede üçe bölünmüş ve Amerika’nın pazar payını ve kontrolünü elinde tuttuğu bir bölgeye ve bu şartların imkan verdiği nispette yapılabiliyor.

O tarihe kadar Hac seferleri karayolu ile de yapılmakta idi. O dönemlerde hacca gidenler için inşa edilen Hac konaklama tesislerini şimdi görüp duygulanmamak elde değil. Basra, Necef, Kerbela, Bağdat, Samarra ve Irak’ın tüm bölgeleri ile Irak transit diğer Arap ülkelerine yapılan ticaret ve nakliyedeki kârlılık ve kazançta bir daha sektör tarafından görülmedi. O günleri bilen bir sektör mensubu olarak şimdi baktığımda düşünüyorum da üzülmemek elde değil..

Frigo araçlarla Mersin’den Kuveyt Irak ve diğer Arap ülkelerine yaş sebze meyve sevkiyatı yapılırdı. Gemilerle Mersin ve İskenderun Limanı'na gelen transit eşyada buralardan binlerce araç ile Irak ve İran’a sevk edilirdi. Körfez Savaşı ve ambargo ile birlikte o binlerce kişiye geçim sağlayan hareketlilikte kazançta geçmişte kaldı. Mevcut durum ile varlıklarını sürdüren firmalar olduğu gibi adı sanı esamesi bir daha okunmayan yüzlerce nakliye ve dış ticaret firmasının faaliyeti sona erdi. Çünkü savaşın, çatışmanın ve yıkımın kazananı olmaz! Savaş ve ambargo bölgeye büyük ekonomik sıkıntılar getirdi. Endişe ve sıkıntı olup bölge insanının yüreğinin orta yerine oturdu.. Bugün aynı şeyleri Suriye içinde söyleyebilir, yazıp çizebiliriz. Irak'tan sonra Suriye Savaşı ile birlikte de ülkemiz dış ticaret ve uluslararası nakliyecilik sektörleri yüz milyarlarca dolar zarara uğradı. Bir ihracat ülkesini ve transit güzergahını daha kaybetti.

TIR sistemine dahil olmaması nedeni ile Suriye’ye giren araçlarımız oradan aldıkları yükleri yıllarca Rusya, Türki Cumhuriyetler ve Avrupa’ya taşıma yaptı. Gaziantep'e 70-80 km uzaklıktaki kadim şehir, ticaret ve endüstri kenti Halep'in enkazı üzerinde şimdi dumanlar tütüyor, üzerinde akbabalar uçuşuyor. O güzel, parlak, müreffeh günler çok gerilerde kaldı. Çünkü savaş en büyük felakettir! Suriye ve Irak’a yapılan ticaret ve taşımaları o güzel ve parlak günleri yaşayan bir sektör mensubu olarak neler kaybettiğimizin farkındayım ve çok üzgünüm. O ekonomik kayıpların yanı sıra bu savaşın bedelini de Irak’ta olduğu gibi milyonlarca mülteciyi barındırmak zorunda kalan benim ülkem ödüyor!

Ülkenin her bölgesi Suriyeli Mülteciler ile dolu, yatırımcısı, müteşebbisi, esnaf ve sanatkarı boşta gezeni, devletten yardım alanı zengini fakiri, kayıt dışı çalışanı, dilencilik edeni ile birlikte sosyolojik bir hadise olarak karşımızda duran milyonlarca Suriyeli mültecinin bedelini de yine bu millet ve ülke ödüyor. Ben inanıyorum ki savaş kan ve gözyaşı olmasa hiçbir mülteci fırsatlar altın tepsi ile de sunulsa vatanından uzakta yaşamak ve ölmek istemez! Çünkü geçmişi, hatıraları bırakıp geldiği evi barkı toprakları hatta mezarlıkları kendi vatanındadır! Tüm bölge ve Ortadoğu coğrafyası için savaşların olmadığı huzur ve selametin barış ve refahın hakim olduğu bir hayat ve dünya diliyorum.

Murat Ertütüncü
E-Mail: muratertutuncu@hotmail.com

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BMW’nin Karsan'a notu tam
BMW’nin Karsan'a notu tam
Ek seferler 2 Eylül’e uzayacak
Ek seferler 2 Eylül’e uzayacak