Bedel ödemek
Murat Ertütüncü
Advert

Bedel ödemek

Bu içerik 6436 kez okundu.

Büyüme rakamları açıklandığında Türkiye’nin en hızlı büyüyen ülke olduğu ifade edildi. Ardından Temmuz ayı ihracat rakamlarında rekorun kırılması beni gururlandırmakla birlikte şahsen endişeye sevk etti. Çok geçmeden emperyalist güçlerin dolar üzerinden Türkiye’ye çektiği operasyon gündeme geldi. Bu Türkiye’nin bölgede artan stratejik önem ve rolüne, bölgenin ve dünyanın ekonomik gücü olma hedefine karşı terbiye etme ve haddini bildirme operasyonunun adıdır.

Tarafsız uzmanlar yazıp çiziyor. TV kanallarında konuşuyor. Dolardaki manipülasyonun ekonomik yapının iç dinamikleri ile bir izahını yapamıyorlar. Bizler bu ülkenin dış ticaretinin lokomotifi olan uluslararası nakliyecilik sektörü olarak bu dayatmaları ve haksızlıkları uzun süredir tanıyor ve bizatihi yaşıyoruz. Sahnelenen oyunda bu anlamda bizlere hiç yabancı gelmiyor.

Kendisini batılı, medeni ve hukuk devleti olarak tanımlayan ülkelerin sergilediği hukuksuzluk ve kural tanımazlığının bedelini bu sektör ve ülke ödedi. İş, Türkiye düşmanlığına gelince; Ne anlaşma tanır ne uluslararası hukuk bilirler. Uzun yıllar sonra UND tarafından açılan davalarla ancak uluslararası yüksek adalet divanı kararıyla haksızlıkları ortaya çıkar, o kararda ne zaman tenfiz edilir, haksız yere alınan ücretler ve uygulanan cezalar ne zaman tazmin edilir bilinmez.

Şüphesiz geç tecelli eden adalet, adalette değildir. Avrupalı tedarikçiler Euro V, Euro VI kamyonları Türk nakliyecine satar ama aynı kamyon ülkesinden geçerken kota uygular. Emsali görülmemiş bir hukuksuzluğa imza atar. Türk nakliyecisi yıllarca bunları bildiği halde konuşamadı. İtiraz edemedi. Kaderine, kötünün iyisine razı edildi. Artık haksızlık ve dayatmaları kabul etmeyen bir siyasi irade ile birlikte konuyu takip eden, uluslararası mahkemelere taşıyan UND yönetimi var. Mütekabiliyet ilkesini bilmeyen, yabancı olan toplumumuz bu ilkenin varlığından ve ne anlama geldiğinden haberi oldu. Hukuki anlamını burada izah etmeye gerek görmüyorum. Özetle “yapanın yaptığını yanına bırakmamak” olarak anlıyorum.

Uzun yıllar kaderimize razı edildik. Bize lütfedilen ile yetindik. Yapılan haksızlıklar, uygulanan hukuksuzluklar hep yapanın yanına kar kaldı. Ancak artık makus talihimizin değiştiğini, dönüştüğünü görüyor ve yaşıyoruz. Çeyrek asrı geçen ve her kademesinde görev yaptığım sektörün bir mensubu olarak, haksızlığı, adaletsizlik ve ayrımcılığı, üvey evlat muamelesi görmeyi, araçlarımıza, şoförlerimize reva görülen haksızlıkları bir çok kez ve bizatihi yaşadım. Uzun yıllar “bedel ödeyen değil, gerektiğinde yaptırım uygulayan bedel ödeten” bir ülke ve sektör hayal ettim... Bugün gelinen noktada siyasi ve sivil iradenin kararlılığını görebildiğim için de mutluyum.

Bu millet tarih boyunca onurlu ve şerefli duruşun, iradenin arkasında durmaktan ve gerektiğinde bedel ödemekten çekinmedi. Bu günde çekinmeyecektir. “Hakkını aramayan, şerefini de birlikte kaybeder!” diyor Hz. Ali efendimiz. Gelecek günlerin sektörümüz ve ülkemiz için iyilik ve hayırlar getirmesini diliyorum.

Murat Ertütüncü
E-Mail: muratertutuncu@hotmail.com

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BMC, Tuğra ile yollara döndü
BMC, Tuğra ile yollara döndü
Yılın kamyonu Ford Trucks
Yılın kamyonu Ford Trucks