Daima ileri
Murat Ertütüncü
Advert

Daima ileri

Bu içerik 3216 kez okundu.

Mesleğe yeni başladığım dönemden bugüne kadar Türkiye Uluslararası Nakliyecilik sektörünün önüne çok ciddi engeller çıkarıldığına, rekabet gücünün azaltılmasına ve ortadan kaldırılmasına, matuf projeler ihdas edildiğine birçok kez şahit oldum. Batıda geçiş belgesi kotaları, 1992 Yugoslavya iç savaşı, Bulgaristan sorunları, Doğu'da İran faktörü, Türki Cumhuriyetler ve fahiş geçiş ücretleri ile 1998 Rusya krizini bizzat yaşadım.

Bir şeyi daha gördüm, o da; sektörün kriz karşısında direnç ve rekabet gücünü ortadan kaldırma hamlelerine karşı gösterdiği, kendi varlığını idame ettirme refleksi idi!. Bunlar yetmezmiş gibi kendi sektörüne karşı mücadele eden ulusal mevzuat ile uğraştık. Senelerce yazdık, çizdik. Yapmayın beyler, etmeyin dedik. Ancak o kadar tahribattan, zaman kaybından ve zarar ziyandan sonra yeni yeni bir şeylerin tanımı yapılmaya sektörün gücü, rolü ve önemi anlaşılmaya başlandı.

Aylar öncesinden krizi hisseden ve en çok zarar gören de yine nakliye sektörüdür. Her ne kadar ihracat taşımalarında rekorlar kırılsa da ithalatın çok az bazı bölgelerde hiç olmadığı bu süreçte; ihracatta uzun vadeli sözleşme yapan, ihalelerin tarafı olan ve risk alan bir çok nakliyeci firma bu süreçte kan kaybetmektedir.

Filo büyüklüğü olarak Türkiye’nin yanında esemesi okunmayacak Avrupa ülkelerinin filolarına verdiği destek ve sübvansiyonların hangisi Türkiye’de uygulanıyor? Hiç birisi!. Döviz krizinden zarar gören, finansal risklerin altından kalkamayacak hale gelen nakliyeci firmaların zarar ve mağduriyetini gidermek üzere devletin herhangi bir planı var mı? İşte bu can alıcı sorular, cevabını bekliyor. Sektör her krize de olduğu gibi bu krize karşı da direniyor!.

Geriye düşmemenin tek yolu, bir adım ileriye atmaktır. Ülkemizin ve sektörün bu krizin de altından kalkacağına olan inancımızı daima muhafaza etmeliyiz. Bu ülke insanının en önemli özelliği müteşebbis olması ve krizleri fırsata dönüştürmesidir. 1990 başlarında savaş nedeniyle Irak ihracat ve transit taşımaları etkilendi ama Sovyetler Birliği dağılınca Rusya ve B.D.T ülke taşımaları başladı. Yugoslavya iç savaşı çıktı, Türk nakliyecisi kendi inisiyatifi ve imkanları ile İtalya Ro Ro alternatifini ortaya koydu.

İran’ın nakliyecimize yaşattığı sorunlara karşın, geliştirilmek suretiyle Hazar bölgesi geçiş alternatifi var. Bugün ise Uluslararası Karayolu Antlaşmasına taraf olarak Çin taşımaları, nakliyecilik sektörümüze yeni ufukların kapısını aralamakta ve yeni fırsatlar vaat etmektedir. Gerek transit, gerekse İhracat taşımaları açısından çok önemli bir güzergah olan Rusya ile alakalı sorunlar yavaş yavaş çözülmekte veya çözüm mecrasına girilmektedir. Bu ülke ile olan vize anlaşmasının güncellenecek ve vizelerin kaldırılacak olması da heyecan verici bir gelişmedir. Öte yandan Hazar Denizi'nde yeni ve büyük kapasiteli Ro-Ro gemilerinin konulması, o güzergaha da hayat verecektir. Sektör, önünü açacak bu hamleler ve gelişmelerle kendisini kayıt altına alan hızını kesen, karlılığını ve üretkenliğini azaltan bu zincirleri kıracaktır.

Evet, başta Dış Ticaret ve Uluslararası Nakliyecilik sektörü açısından durum, yaşanan krizin
olumsuz etkileri anlamında kötü olsa da ümitsiz değil! Sektör, devletin ve paydaş sektörlerinde desteği ve elbirliği ile bu krizi de kendi iç dinamiklerini harekete geçirerek mutlaka aşacaktır. Yine geçmişti olduğu gibi parlak günlere ulaşacak, daha büyük yatırımlara imza atacaktır. Kabul etmediğiniz müddetçe yenilmezsiniz, o yüzden kabul etmeyin! İleri ve daima ileri...

Murat Ertütüncü
E-Mail: muratertutuncu@hotmail.com

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trafik cezaları arttırıldı
Trafik cezaları arttırıldı
OKT Trailer Ar-Ge Merkezi’ni açtı
OKT Trailer Ar-Ge Merkezi’ni açtı