Nereden Nereye?
Murat Ertütüncü
Advert

Nereden Nereye?

Bu içerik 1935 kez okundu.

Bir söyleşimizde AB üyeliği eflatunî bir mecnunluktur demişti Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu paşa... Kanaatime göre de doğru bir tespittir. AB üyelik macerasının başladığı 1950'li yıllardan bu yana yarım asırdan fazla süren bu hikaye bana göre de “tek taraflı karşılıksız platonik bir aşka benzer.”

AB müktesebatı ve üyelik şartlarının tamamını da yerine getirse Türkiye yine AB ye alınmayacaktır. Stratejik ve jeopolitik konumu, AB üyesi 17 ülkenin toplam nüfusundan fazla olan 80 milyon genç nüfusu, devasa tarım arazileri ve büyüyen sanayisi ile Türkiye AB için başlı başına tehdit ve tehlikedir. Hal böyle ilken Türkiye’nin bir Hristiyan kulübü olduğu bilenen AB üyeliğini ciddi ciddi konuşmak büyük bir yalandır. Dostoyevski Suç ve Ceza kitabında; "kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka ağızlardan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir" diyor. AB üyeliği için değil kendi vatanımızın bekası ve insanımızın refahı için topraklarımızda Adalet duygusu ve bilincini yüceltelim. İnsan hak ve hürriyetlerini ileri seviyelere taşıyalım... Bu bizim hakkımız!...

Türkiye devleti ve hükümeti ile ekonomi ve dış ticaret sektörü ile insanı ile yarım asırdır bu hususta ötekileştirmenin, dışlanmanın acısını yaşadı. Bizlerde uluslararası nakliyecilik sektörü olarak ayrımcılığı, hukuk dışı uygulamaları, dışlanmayı yaşadık ve taşıyoruz. AB ülkelerinden milyonlarca Avroluk yatırımlar yapılarak satın alınan EURO V ve VI normlarına sahip araçlara Türk plakası takınca, bütün uluslararası sözleşmelere rağmen size o ülkeden geçiş,
belgesiz geçiş izni verilmemesi hukuksuzluktan ve çifte standarttan başka ne ile izah edilebilir? Ya da ihraç malı taşıyan araç sürücülerinden vize talep edilmesi ne büyük çelişkidir!

Zira; “Haksızlığı hak iddia edenlere karşı hak dava etmek ve onlara müracaat etmek bir haksızlıktır. Hakka karşı bir hürmetsizliktir.” Nitekim, bu hukuksuzluklara karşı uluslararası mahkemelere dava açılıyor, kazanılıyor buna rağmen kararların ilgili ülkelere tenfîz ve uygulanması için bir şey yapılmıyor. Haklı hukuk mücadelesi görmezlikten gelinerek adeta bir “sağırlar diyaloguna” dönüşüyor. Yukarıda da arz ettiğim gibi biz ülke olarak sektör olarak siyasi ve ekonomik anlamda potansiyelimizin farkında olarak çok güçlü olmalıyız. Gücümüzü ve varlığımızı onu kabul etmeyen ve inkar edenlere vereceğimiz mücadele ile kabul ettirmeliyiz. Bu gelişme ve ilerlemenin adı ve anlamıdır!.. Nereden Nereye?

Büyüme eğilimi ve iradesi gösteren toplumlar ve ekonomiler için büyüme ve ilerlemenin sınırı yoktur! Bir zamanlar kalamoza föyleri, mekanik hesap makineleri ile cari hesap takibi yapardık. Ancak sektör ve ekonomik potansiyel büyüdü. Kabına sığmaz oldu. Şimdi her detayı, her maliyeti, her kuruşu kayıt altına alabilen yazılımlar yapıldı. Açıkçası geçmişi bilen ve yaşayan birisi olarak bu gelişmeler ve ilerlemeler bana heyecan ve mutluluk veriyor. Bunlar bizleri hedeflerimize götüren ve atak yaptıracak önemli gelişmeler ve ilerlemelerdir. Günümüzde ise Endüstri 4.0 konuşuluyor ve hedef alınıyor. Bu gelişmeler çok sevindirici olmakla birlikte sahip olduğumuz güç ve potansiyelin yanında bu da yeterli değildir. Ancak bizlere geleceğe dönük yeni ufukların kapısını aralamaktadır. Ülkem için sektörüm için güzel ve parlak günleri, başarıları hayal ve ümit ediyor ve inanıyorum.

Türkiye’nin AB üyeliği ile ilgili 1990 ortalarında kaleme aldığım bir yazıda demiştim; "Acaba 2023 yılında AB mevcudiyetini sürdürebilecek mi?" Zaman şüphesiz bu yazı ve öngörünün haklılık ve haksızlığını tescil edecektir. Ama diyorum ki benim ülkem dünyanın yükselen değeri ve gücü olarak 2023'ün en başarılı ve güçlü ülkelerinden birisi olacaktır.
Murat Ertütüncü
E-Mail: muratertutuncu@hotmail.com

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kapıkule'de bekleyişe son
Kapıkule'de bekleyişe son
Yılın kamyonu Daf oldu
Yılın kamyonu Daf oldu