Sektöründe ilkleri hayata geçirerek yenilikler kazandıran Boltas, sürdürülebilir bir dünya için de projeler geliştirmeye devam ediyor. Yeşil lojistik anlayışını tüm operasyonlarının merkezine yerleştiren firma, bunun yanında ofis ve depo süreçlerinde sıfır atık yönetim sistemini uygulayarak geri dönüştürülebilir atıkları ayrıştırıyor. Bu yaklaşımıyla lojistikteki başarısını sürdürülebilir geleceğe hazırlayan Boltas, gelecek yatırımlarını da güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kurgulayarak sektörün dönüşümüne öncülük etti.
MERKEZE YERLEŞTİ
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Boltas Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, çevreye olan duyarlılıklarının kendilerine de ayrıca rekabet avantajı sağladığını dile getirdi. Çobanoğlu, “Yeşil lojistik, günümüz koşullarında daha da önemli hale gelmiş bir kavramdır. Ayrıca sektörümüzdeki firmalar da bunu benimsedi. Bu konuda örnek uygulamaları sıkça görmekteyiz. Boltas olarak biz de yeşil lojistik anlayışını tüm operasyonlarımızın merkezine yerleştirdik. Her yıl düzenli olarak karbon ayak izi raporlaması yapıyoruz. Emisyon azaltımına yönelik tüm iyileştirmeleri veriye dayalı şekilde yönetiyoruz. EURO 6 motorlu araç kullanımını destekleyerek taşımacılık kaynaklı emisyonları da azalttık. Yeşil Lojistik Yetki Belgesi’ni 2023 yılında aldık ve sürdürülebilir taşımacılıktaki kararlılığımızı tescilledik” ifadesini kullandı.
EMİN ADIMLARLA
Ulaş Çobanoğlu, alınan önlemleri şöyle sıraladı: “Araç yatırımlarımızla teknolojiyi takip ediyoruz. Intermodal faaliyet tarafında ise yakıt ve enerji tüketimini azalttık. Atıkları türüne göre ayrıştırarak geri dönüştürülebilen ilgili tesislere gönderiyoruz. Enerji tasarrufuna yönelik ise ofis ve depolarımızda tedbirler aldık. Dijital dönüşümü benimseyerek kâğıt kullanımı önemli ölçüde azalttık. Müşterilerimizin tedarik zincirlerinde düşük karbonlu çözümlere yönelmesi, sürdürülebilir uygulamaların lojistik sektöründe artık standart haline geldiğini gösteriyor. Boltas olarak mevcut önlemlerimizi daha ileri taşımak adına gelecek yatırımlarımızı da güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kurguladık. Sektörümüzde fark yaratan bir adım olarak Ro-Ro taşımalarında hibrit motor teknolojisine sahip gemileri bulunan iş ortağımızla çalışmaya başladık.”




























