Dernekler
Giriş Tarihi : 06-03-2026 18:04   Güncelleme : 06-03-2026 18:04

Stratejik bir sektör!

UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, lojistik açısından 2025’in çok yoğun ve dalgalı bir yıl olduğunu dile getirdi. Bilgehan Engin, “Biz sadece taşımacılık yapmıyoruz. Üretim, ticaret ve ekonomik akışın merkezinde yer almaktayız” dedi.

Stratejik bir sektör!

Küresel lojistik pazarında önemli bir paya sahip Türk lojistik sektörü 2025’te büyüme potansiyeli yüksek, stratejik bir dönemden geçti. E-ticaretin yükselişi, büyük altyapı projeleri, global yatırımlar ve dijital dönüşüm unsurları ile 200 milyar dolar büyüklüğünde hacme ulaşan ve dünya genelinde 11. sırada yer alan sektörü destekledi. Maliyet baskıları, iş gücü sorunları ve ekonomik dalgalanmalar kısa vadede zorluk yarattı. Türkiye’nin lojistikte bölgesel liderliği ve küresel rekabetteki yerini güçlendirdi.

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, 2025 yılı değerlendirmesi ve 2026 beklentilerini paylaştı. Lojistik sektörünün Türkiye ekonomisi ve küresel ticaretteki stratejik rolüne dikkat çeken Engin, 2025’in lojistik açısından ‘çok yoğun ve dalgalı’ bir yıl olduğunu vurguladı. Engin, sektörün artık yalnızca taşımacılıktan ibaret olmadığını, üretim, ticaret ve ekonomik akışın merkezinde yer aldığını söyledi.

DALGALANMALARIN YILI

Engin, 2025’te Kızıldeniz krizi ve Süveyş Kanalı’ndaki güvenlik risklerinin deniz taşımacılığını derinden etkilediğini belirtti. Birçok hat operatörünün Ümit Burnu rotasına yönelmesiyle navlun, sigorta maliyetleri ve transit sürelerin arttığını ifade eden Engin, bunun Türkiye’ye de özellikle Doğu Akdeniz ve Mersin Limanı üzerinden yansıdığını kaydetti. Küresel konteyner navlunlarında sert dalgalanmalar yaşandığını, uzun vadeli kontratların zayıfladığını ve spot piyasanın öne çıktığını belirten Engin, öngörülebilirliğin azaldığını söyledi.

E-TİCARET ETKİSİ

2025’te e-ticaret kaynaklı hava kargo talebinde rekor artış yaşandığını dile getiren Engin, Türkiye’de e-ticaret hacminin 6 milyar adede yaklaştığını, sektörde 600 binin üzerinde işletmenin faaliyet gösterdiğini aktardı. Deniz yolundaki belirsizliklerin de etkisiyle hava kargonun stratejik bir taşıma moduna dönüştüğünü ifade eden Engin, bu eğilimin 2026’da da süreceğini öngördüklerini söyledi.

YEŞİL SAHAYA İNDİ

AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın 2025 itibarıyla sahada hissedilmeye başlandığını belirten Engin, sürdürülebilirliğin artık teorik değil operasyonel bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Karbon performansının lojistik firmaları için temel bir kriter haline geldiğini kaydeden Engin, yeşil lojistik ve dijitalleşmenin sektörün dönüşümünde belirleyici olacağını söyledi.

TRANSİT TAŞIMACILIK

Türkiye’nin Orta Koridor’un en stratejik ayağı olduğunu vurgulayan Engin, Orta Asya ve Türk Cumhuriyetleri ile ticaret hacminin 11 milyar dolara ulaştığını hatırlattı. Zengezur Koridoru’nun devreye girmesi, altyapı yatırımları ve gümrük mevzuatlarının uyumlaştırılmasıyla bu hacmin hızla artabileceğini ifade etti. Türkiye’nin transit ülke rolünün güçlenmesinin, lojistik sektörüne önemli katkı sağlayacağını belirtti.

ÖNCELİK DEMİRYOLU

Engin, lojistiğin entegre bir yapı olduğuna dikkat çekerek, limanların karayolu kadar demiryolu bağlantılarının da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kombine ve intermodal taşımacılığın maliyet ve hız avantajı sunduğunu belirten Engin, demiryolunun hem iç taşımadaki hem de uluslararası taşımadaki payının artırılmasının öncelik olduğunu söyledi.

HİZMET İHRACATI

Türkiye ekonomisinin yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık büyüklüğü dikkate alındığında, lojistik sektörünün 200 milyar dolar seviyesinde bir hacme ulaştığını belirten Engin, hizmet ihracatının 2025’te yaklaşık 128 milyar dolar olarak gerçekleştiğini, bunun 38 milyar dolarlık kısmının lojistik ve taşımacılıktan geldiğini vurguladı. Sektörde sürücü açığı, yaşlanan iş gücü ve nitelikli insan kaynağı ihtiyacının 2026’da da öne çıkacağını belirten Engin, yapay zekâ kullanımının 2025’te sektörde yüzde 13,6 seviyesinde olduğunu aktardı.