Güncel Haber
Giriş Tarihi : 13-11-2014 17:52   Güncelleme : 13-11-2014 17:52

Petrolün Sancısı Dünyayı Sararken

Dünyada ve özellikle Türkiye’de günümüzde ekonomiyi olumsuz etkileyen petrolün, gelecekte daha da artan oranda olumsuz olarak etkileyeceği konusu ve bu konudaki hassasiyet dikkat çekicidir.

Petrolün Sancısı Dünyayı Sararken

Dünyada ve özellikle Türkiye’de günümüzde ekonomiyi olumsuz etkileyen petrolün, gelecekte daha da artan oranda olumsuz olarak etkileyeceği konusu ve bu konudaki hassasiyet dikkat çekicidir.

24 Kasım 2012 tarihi itibari ile 110 Dolar civarında olan ham petrolün varil fiyatı, 1970 yılında 1.80 Dolar’dı. Peki, neden bu petrol fiyatları 42 yıl içerisinde bu kadar hızlı bir artış gerçekleşti. Kimilerine göre bölgesel savaşlar, kimilerine göre petrol üreten ülkelerin daha çok gelir elde etme istekleri, kimilerine göre büyük devletlerin çıkarları…., Kimilerine göre de gerçekler.

Gerçek şudur; petrol kaynaklarının sabit olmasından dolayı yakın gelecekte petrol üretimi, petrol tüketim talebini karşılayamayacaktır. Kısaca petrol fiyatları artmaya devam edecektir. Dünyada yapılan araştırma ve incelemelerde;

-Petrolün varil fiyatı eğer 200 Doların üstüne çıkarsa, petrol ekonomik olmaktan çıkarak çok stratejik bir kaynak olacağı,
-Ve bu durumun yakın gelecekte (en geç 50 yıl içerisinde) yaşanacağına işaret ediliyor.
Bu durum, dünyada savaşlar dahil bir dizi sancıların yaşanacağını işaret etmektedir.

Bunun farkında olan ülkeler, çoktan buna çözüm bulmak için çalışmalara başlamışlar ve bunun için çok çeşitli bilimsel araştırmalar ve AR-GE yatırımları yapmışlardır. Yapmaya da devam etmektedirler. Dünyadaki ortak kanı, alternatif çözümler bulunmasıdır.

Bu kapsamda;
-su,
-güneş
-ve rüzgar enerjisi gelecek için alternatif enerji kaynakları olarak gösterilse de petrol için alternatif bildiğimiz suyun ayrıştırılmasından elde edilen hidrojendir.

Nükleer enerji ise sakıncaları ve çevreye verdiği zararlardan dolayı tercih edilmemekte, var olan nükleer santrallerinde kapatılması için uygun çözümler bulunmaya çalışılmaktadır.
Asıl çözüm; Hidrojen enerjisi konusunda her alanda yatırım, teşvik, AR-GE, akademik ve bilimsel çalışmalara ağırlık verilmelidir.

Bugünün teknolojisi, Hidrojenin üretimi ve kullanılması konusunda yüksek maliyet gösterse de petrolün varilinin 200 dolara tırmandığında cazip hale gelecek, belki o güne kadar hidrojen üretim ve kullanım maliyetleri de yapılacak çalışmalarla çok aşağılara çekilebilecektir.

Gelecekte petrole alternatif gösterilen ve evrenin temel enerji kaynağı olan Hidrojen, bildiğimiz suyun elektrolizi ile elde edilir ve evrendeki en basit ve en çok bulunan element olup; renksiz, kokusuz, zehirsiz ve havadan 14,4 kez daha hafif bir gazdır.

Eksi 252 °C'ta sıvı hale getirilebilen Hidrojenin. 1 kilogramı;
-2,1 kg doğalgaz,
-Ve 2,8 kg petrolün sahip ğu enerjiye sahiptir.
Diğer taraftan; ABD’den Japonya’ya, Rusya’dan Avustralya’ya tüm dünyada hidrojenin babası olarak tanınan Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’dur.

Bu bağlamda alternatif enerji kaynağı olarak;
-Yenilenebilirlik,
-Maliyet,
-Çevre kirliliği,
-Kullanımda kolaylık kriterleri belirleyici rol oynayacaktır. Bu kriterler değerlendirildiğinde güneş enerjisi, rüzgâr gücü ve su geleceğin en önemli Alternatif Enerji Kaynakları olma özelliklerine sahip kları açıkça görülmektedir. Bu çerçevede;

-Araçlarda, uçaklarda, gemilerde ve trenlerde yakıt enerjisi olarak kullanılmaya başlanacak,
-Evlerde, işyerlerinde, hastanelerde v.b. ısınma, ısıtma, aydınlatma sistemlerinde diğer enerji kaynaklarının yerini alacaktır.

Güneş, dünyayı ısıtmaya ve gökyüzünde parlamaya devam ettiği sürece Hidrojen üretilip, tüketilmeye devam edilecek ve çok yakın gelecekte petrolün yerini alacaktır. Dünyadaki gelişmeler ve eğilimler yukarıda belirttiğim şekilde devam ederken, birde ülkemizdeki duruma bakalım.

Hepimizin bildiği gibi ülkemiz enerji konusunda dışa bağımlı bir ülke konumundadır. Her ne kadar ülkemizde petrol kaynakları ğu gündeme getirilse de bu husus söylemden öteye geçememiştir. Bugün için gerçek olan ve çoğumuzun bildiği tükettiğimiz petrolün %8,6’sı ülkemizde üretilmekte, geri kalan %91,4’lük bölümü ise ithal edilmektedir.

Üstelik petrol tüketimi fiyatları artsa da her geçen gün artış göstermektedir. (PETDER Verileri) Enerjide dışa bağımlılık durumu, sadece petrolde değildir, doğalgaz konusunda da dışa bağımlıyız.

Ülkemizde, bugün için enerji konusunda nükleer santral, baraj özellikle HES’ler, rüzgar ve güneş enerjisi üzerinde duruluyor ve bu konularda devlet desteği sağlanmaya çalışılıyor. Ancak; bu çalışmalar ülkemizin enerjide dışa bağımlılıktan kurtaracak çalışmalar olarak yeterli değildir.

Ülkemizi enerjide dışa bağımlılıktan kurtaracak tek enerji kaynağı hidrojendir. Bunun için nükleer santral ve HES’ler konusunda yapılan gayret ve yatırımların yön değiştirerek hidrojene yönlendirilmesi gerekmektedir.

Mevlüt Bayrak
TOFED Genel Müdürü http://flag651.blogspot.com/2012/11/petrolun-sancisidunyayi-sararken.html?spref=tw