Dernekler
Giriş Tarihi : 10-01-2024 22:59   Güncelleme : 10-01-2024 22:59

Tükeniyoruz artık!

Yeni yıl ile birlikte; akaryakıt, köprü ve otoyol geçiş ücretleri zamdan nasibini aldı. Gelen zamlar ise şehirlerarası ulaşımı vurdu. Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Başkanı Birol Özcan, “Maliyetler çok arttı. Bilet satamıyoruz. Vatandaşta para yok ki seyahat etsin. Bu fiyatlarla insan otobüse biner mi? Ben olsam, ben de binmem. Otobüsler dolmuyor. Bagajlar bomboş. Yolcu kaybımız ciddi anlamda fazla. Tabiri caizse bizim otobüsün lastiği patladı” dedi.

Tükeniyoruz artık!

Akaryakıt, köprü ve otoyol geçiş ücretlerindeki artış, karayolu yolcu taşıma firmalarını zora soktu. Maliyetlerdeki artışın biletlere yansımasıyla, otobüs firmalarına talep azaldı. TOFED Başkanı Birol Özcan, yolcu kayıplarının milyonları aştığını dile getirdi. Maliyetlerin düşürülmesi gerektiğinin altını çizen Özcan, aksi takdirde iflasların yakın olduğunu ve sektörde birçok firmanın kapısına kilit vuracağını ifade etti.

NEREYE KADAR?

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan TOFED Başkanı Birol Özcan, “Gelir ile gider arasındaki makas her geçen gün daha çok açılmaya devam ediyor. Hal böyle olunca da yolcu taşımacılığımız, Büyük İstanbul Otogarı’nda şu anda pek keyif verici değil. Bindirilmiş mazot fiyatları, KDV zaten apayrı bir şey, mecburen ödeniyor. Artan köprü ve otoban fiyatları, maliyetimizi çok yükseltti. Şimdi size bir örnek vereyim: Elazığ’a bir otobüs gidip geldiği zaman 800 litre mazot kullanır. Van’a gittiği zaman bin 200 litre mazot kullanır gidiş gelişte. Yani bin litre mazot kullandığınız zaman 39 bin lira ödeme yapıyorsunuz” ifadesini kullandı.

DERT KÖPRÜSÜ

Türkiye Otobüsçüler Federasyonu TOFED Başkanı Birol Özcan, yap-işlet-devret modeli ile yapılan köprülerin artık hizmet noktasından çıktığını dile getirdi. Başkan Özcan, “Anadolu’ya giden otobüsçü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçtiği zaman otoban fiyatı hariç 220 lira ödüyor. Eğer batıya gidiyorsa, yani İzmir istikametine gidiyorsa bir de Osmangazi Köprüsü’nden geçtiği için 550 artı 871 lira ödüyor. 500 kilometre gidip gelene kadar 450 litre de mazot yakar. İstanbul’dan, İzmir’e gidip gelen bir otobüsün maliyeti en aşağı 20-22 bin lira. Biz yolcuya da zam yapmak istemiyoruz, bilet fiyatlarını aşağı çekmek istiyoruz. Ama kamunun özel sektörle rekabet etmemesi lazım” dedi.

SEFERLER BOŞ

Hükümetin bu konuda acil önlem alması gerektiğinin altının çizen Başkan Özcan, şöyle konuştu: “Raylı sisteme zam yapmışlar. İstanbul Bakırköy- Ankara 430 lira. Ankara- Eskişehir, 225 lira, Ankara - Konya ise 200 lira. Konya ve Ankara’ya her 15 dakikada bir otobüs kalkardı. Şimdi 3-4 saatte kalkıyor. Kamu bu fiyatlara eğer bunu sübvanse ediyorsa, karayolu taşımacılığı yapması lazım. Yolcunun bilet maliyetlerini aşağı çekmemiz lazım ki, biz de yolcuya yüksek fiyatla bilet satmayalım. Otobüslerimiz dolmuyor. Bulunduğunuz İstanbul Otogarı’nda, geçen sene değil, 4 sene önce günde bin 400, bin 500 otobüs kalkardı. Bugün 700, 800 otobüs kalkıyor, o da dolu değil. Ekonomiyi düzeltecek olan hükümettir ve bu konuda da acil çözüm paketleri açıklayarak sektörümüze destek olmalı diye düşünüyorum.”

MUMLA ARIYORUZ

Geçmiş yıllarda otobüsçünün yaz sezonunda kazandığı para ile kışı atlattığının altını çizen Başkan Özcan, “Artan maliyetler karşısında artık günü kurtarır olduk. Yazın İstanbul Otogarı’ndan günlük 2 binin üzerinde otobüs sefere çıkardı. Dini bayram, yılbaşı ve ara tatillerde 2 bin 700, 2 bin 800 rakamlarını bulurduk. Bakanlığa rica ederdik, Bize ek sefer izin belgesi verin diye. Buna şu an ihtiyaç yok. Çünkü bilet satışı yok. Vatandaşta para yok ki seyahat etsin. Eskiden vatandaş memleketine senede 5-6 sefer giderken şimdi bir sefer bilemedin 2 sefer zorla gidiyor. Çünkü yollar çok pahalı, otobüs bileti pahalı. Yolda da adam bir yemek yerse bir tabak çorba tesislerde 200 lira. Anadolu’ya giden adam kış yiyeceğini getirirdi. Kavurmasını, bulgurunu, pirincini, Karadeniz’den fındığını, çayını, Ege’den ayrı bir yeşilliğini getirirlerdi. Bugün otobüslerin bagajı bomboş. Çünkü koltuklar da boş. Vatandaşın alım gücü yok ki, memleketine gitsin” dedi.

LASTİK PATLADI!

“Anlayacağınız bizim otobüsün lastiği patlamış vaziyette. Otobüsümüzün tekeri artık dönmüyor” diyen TOFED Başkanı Özcan, “Bize Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçme mecburiyeti koydular, sefer sayısını tuttursunlar diye. Bizim buradan bin otobüs, bin 100 otobüs kalktığı zaman yüzde 30- 40’ı Trakya’ya gider. Diğer tarafa değil. Niye Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kullanmıyoruz. Mesela otobüs Adapazarı’ndan buraya gelip gittiği zaman 140 kilometre fazla gidiyor. Zaten yolcu tercih etmiyor. Niye? Bugün Beylikdüzü’nde bütün minibüsler Trakya’ya çalışıyor. Yolcu metrobüsle geldiği zaman Kadıköy’e geçene kadar bütün metro istasyonlarından İstanbul’un ilçelerine dağılıyor. Söğütlüçeşme’ye gittiği zamanda oradan trene binince nereye kadar gidiyor? Ankara’ya kadar gidiyor. Eskişehir Konya’ya kadar gidiyor. Bu fiyatlarla insan otobüse biner mi? Ben olsam ben de binmem. Bizim yolcu fiyatlarını aşağıya çekmemiz lazım” şeklinde konuştu.

Turgay Saraçlı – Ulaşım Gazetesi