Dernekler
Giriş Tarihi : 20-11-2018 11:13   Güncelleme : 26-11-2018 09:31

Evden Eve Nakliyeciler tek çatı altında

Evden eve nakliyat sektörünün sözcüsü niteliğinde olan İstanbul Evden Eve Nakliyeciler Derneği (İSTEEND), yakın zamanda bir kongre düzenleyerek tüm Türkiye’ye hitap edeceklerini duyurdu. UND’yi rol model alarak Türkiye’ye açılmayı hedeflediklerini belirten Dernek Başkanı Davut Ukan, ilk adım olarak derneğin isminin Ekim 2018’den itibaren Evden Eve Nakliyeciler Derneği (EEND) olarak değiştirdiklerini söyledi.

Evden Eve Nakliyeciler tek çatı altında

Ev taşımacılık sektörün tüm sorunlarını Ulaştırma Bakanlığı’na taşıyan Evden Eve Nakliyeciler Derneği, yeni hedefleriyle büyüyor. Söyleşi gerçekleştirdiğimiz Dernek Başkanı Davut Ukan ve Başkan Yardımcısı Bayram Günhan, sektör çalışanlarını ve taşınmak isteyen müşterileri ilgilendiren önemli bilgiler verdi. K3 yetki belgesinin önemini sık sık vurgulayan Ukan ve Günhan, dernek içindeki yapılaşmadan da bahsetti.

BÜROKRASİDE SÖZ SAHİBİ

* Yönetiminde bulunduğunuz derneğin işlevi hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Derneğimiz Haziran 2014’te kuruldu. Kuruluş amacımız, K3 yetki belgesi sahiplerini bir araya getirmek. Belge sahibi esnafımızın haklarını korumak, onları geliştirmek, kurumsallaştırmak ve daha ileri taşımak istiyoruz. Temel amacımız bu. İlk kurulduğumuzdan bugüne kadar 220 üyemiz . İstanbul’a kayıtlı 325 adet K3 Yetki Belgesi var. Şu anda sektörün yüzde 70’ine hitap ediyoruz. Sektörde, çeşitli illerde 2014 yılında bir dernekleşme furyası başladı. Bizim amacımız da federasyon olmaktı. Diğer illerdeki tüm dernekler tabela derneklerinden öteye gitmedi ve la kapandı. Mevzuatlarla ve belgelerle ilgili tek söz sahibi dernek olarak sadece biz kaldık. Ekim 2018’de kongre düzenledik. Bu tarihten itibaren resmi olarak Türkiye’nin her yerindeki evden eve nakliyecilere hitap eden bir derneğe dönüştük.

KADROMUZ BİR MOZAİK

* Dernekteki Sivas ve Kars ağırlığını nasıl kırdınız?

Taşradan gelen bir insan işinde başarılı olmuşsa diğer akrabaları, eşi dostu da aynı işi yapmaya başlar. Bir sektör, bir tane ilin egemenliğine girebilir. Bizden önce, yani 1970’lerde daha çok Sivas’tan gelenler bu işi yapmaya başladı. 1980-90’larda da bu sektörün pazar payının yüzde 80’i Karslıların eline geçti. Ben de Karslıyım. İstanbul’da ticaret yapan, her ile mensup üyemiz var. Önyargıları kırarak bir birliktelik sağladık. Şu anda 20 kişilik yönetimimizde Türkiye’nin 9 ilini kapsayan bir yönetici kadromuz var. Aslında çok güzel bir mozaik.

* Bugüne kadar yaptığınız ve önemli diyebileceğiniz çalışmalarınız nedir?

İstanbul’da ve yurtiçinde K3 belgesine sahip firmaların sosyalleşmesini sağladık. Daha geniş bir iş ağına sahibiz ve her ilde bir nakliyeci tanıdığımız . Ulaşım Düzenleme Genel Müdürlüğü 2017’de yetki belgeleriyle ilgili mevzuat değişikliği yaptı. Biz de bu mevzuat değiştiğinde tüm büyük sektörlerle beraber o masada yer aldık. Hem K3 belgemizi koruduk hem de kendimizi sektörün ına tanıttık. Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olan İstanbul Ticaret Odası'nda (İTO) bir sandalye temsil hakkı kazandık. Şu an İTO’da bizim bir temsilcimiz var. Bunu dernek gücüyle yaptık. Yetki belgesi verilirken, en düşük diploma seviyesi lise mezunuydu. Milli Eğitim Müdürlüğü’ne konuyla ilgili birden fazla dilekçe verdik. Uzmanlarla yaptığımız birebir görüşmelerimizle bu şartın ortaokul düzeyine indirilmesini sağladık.

AKŞAM KÖPRÜ BİZİM OLSUN

* Büyük araçların ikinci köprüden geçiş sorununa yönelik nasıl bir çalışma içerisindesiniz? Bunu çözebileceğinize inanıyor musunuz?

Daha önceki bakanımız Ahmet Aslanla ilişkilerimiz çok iyiydi. Ama köprü sorunuyla ilgili ne gitsek büyük tepkiler aldık. Biz sadece hem 3. köprünün biraz daha ucuz olmasını hem de bir servis arabası boyutlarındaki 6 teker araçlarımızın 2. köprüden belli saatlerde geçmesini istiyoruz. Bu araçlar trafiğin 5 binde 1’ini kapsıyor. Yüzdelik dilimde trafiğin sadece yüzde 0.02’sini kaplıyoruz. Yani trafikte görünmüyoruz. 6 tekerli dingilsiz hafif ticari araçlarımızın oradan belli saatlerde geçmesini talep ediyoruz. Örneğin; sabah 05.00-07.00, akşam 22.00-00.00 arasında serbest olabilir. 10 tekerlekli araçlar için de bunu istemiyoruz, devletimizin koyduğu kurallara saygı duyuyoruz. Mevzuatta çelişkiler var. Kamyonetin 2. ya da 3. sınıfı yoktur. Ulaştırma Bakanlığı’na göre kamyonetlerin 2. sınıflarının belli bölümleri var. Şase ğimiz, aks aralığı ğimiz, aralıkta 3.20’yi geçen her aracı Ulaştırma Bakanlığı yasak sayıyor. Ama Emniyet Müdürlüğü’nde bu yasak değil. Emniyet Müdürlüğü’ne de bu emir Ulaştırma’dan geldiği için buna uyuyor. Bu yüzden yanlış ğunu düşünüyoruz. Hem devleti bir yanlışa sürüklemeyelim hem de insanları mağdur etmeyelim.

* Ulaştırma Bakanlığı’nın derneğinize bakış açısı nedir? Bakanlıktan ne gibi destekler görüyorsunuz?

Ulaştırma Bakanlığı ve Ulaştırma Bölge Müdürlüğü ile çok güzel ilişkilerimiz var. Kurulduğumuz günden bugüne, Ulaştırma Bakanlığı ailesine teşekkürü bir borç bilirim. Bizi hep pozitif karşıladılar. İsteklerimizi, dileklerimizi dinlediler. Karayolu Düzenleme Müdürümüz ve eski bakanımız Ahmet Aslan bize şunu söyledi: “Biz sizin gibi kurumsal, sektörel dernekler istiyoruz. Çünkü sahada olup biteni bilmiyoruz. Sahadakini siz getireceksiniz, biz de ona göre gard alacağız.” En büyük ödülü de Ulaştırma Bakanlığı bizi çalıştaya davet ederek verdi. O masada bize yer verip sorunlarımızı dinledi. Kazanımlı çıkan sektörlerden biriyiz. Tüm belgeler birleşirken K3 belgesi muhafaza edildi. Şu an K3 belgesi özel bir belge olarak öne çıktı.

* Kalite politikalarını ihlal eden diğer firmalarla nasıl mücadele ediyorsunuz?

Bu noktada devletten destek istiyoruz, çünkü mağduruz. Sektörümüz teknolojiyle birlikte yara almaya başladı. Teknolojinin güzel tarafları ğu gibi bizim için kötü tarafları da var. Hiçbir şekilde bir firması, K3 belgesi, telefonu, adresi olmadığı halde ve devlete vergi ödemediği halde internet sitesi kurup insanlardan nakliyeciymiş gibi iş alanlar var. Aldıkları bu işi dışarıdan, K3 belgesi olan veya olmayan firmalara komisyonla satıyorlar. Belgesi olmayan firmaları barındırıp, büyük para güçleriyle reklam yapıp işlerimizi baltalıyorlar. Şu an evden eve nakliyat sektörü piyasanın en güvensiz 3. sektörüdür. Bu işin özel ğunu ve güvensiz olmadığını duyurmak istiyoruz.

 “MÜŞTERİLERİN TEMEL HAKLARINI KORUYORUZ”

* Derneğinize üye olan bir firmanın yaptığı kalite veya hak ihlallerine dernek tarafından ne gibi yaptırımlar uygulanıyor? Oluşan mağduriyetler için müşteriye karşı ne gibi çözüm yolları oluyor?

Bir nakliyeci bize müracaat ettiği K3 yetki belgesiyle gelmesini söylüyoruz. Belgesi olmayan nakliyeciyi üye yapmıyoruz. Ben ve yönetici arkadaşlarım sektör mensubu kişileriz. Haklı-haksız durumları biliyoruz ve her iki tarafı da dinliyoruz. Eğer müşteri haklıysa, bir zararı varsa nakliyeciye bunu tanzim ettiriyoruz. Nakliyeci bunu yapmazsa ifşa ediyoruz. Hizmet alan kişiye de, haklarını nasıl savunacaksa kanuni tüm yolları gösteriyoruz. Dernekte bir ceza puanı uyguluyoruz. Bu puanı layan üyeleri dernekten çıkarıyoruz ve bir daha derneğe kaydetmiyoruz. Bir de Ulaştırma Bakanlığına bildiriyoruz.

* Müşterilerin dikkat etmesi gereken konular nelerdir?

Öncelikle ilk dikkat edilmesi gereken sahte internet portallarıdır. Aracının üzerinde nakliyeci yazan herkes, gerçek nakliyeci değildir. İnsanların ilk olarak belge istemeleri, ikinci olarak da taşıma yapacak aracın uygunluğunu kontrol etmeleri gerekiyor. Bir de taşıma yapacak olan firmaya “siz EEND’ye üye misiniz?” diye sormaları, dernek logolu firmaları tercih etmeleri güvenli taşımacılık adına önemlidir. Hizmet alan kişilere buradan seslenmek istiyorum; internet portallarına güvenmesinler. Eşyalara ekspertiz yapmadan, bir gün önce nakliyeciyi çağırıp yüz yüze görüşmeden hiçbir firmayla taşınmasınlar.

* Size göre ev taşımacılığı çok özel bir iş. Bunun nedenlerinden bahsedebilir misiniz?

Bir araştırmaya göre insan ömrünün yüzde 40’ı evinde geçer. O eşyalarla birliktesiniz. Bu, işimizi özel kılan önemli nedenlerden biridir. Bir diğer neden, en sık taşınan kişiler bile 2-3 yılda bir taşınıyor. Üçüncü önemli neden ise, biz yatak odalarına bile giriyoruz. Evdeki tüm eşyalara dokunuyoruz. Mutfağa giriyoruz, bardağınıza kadar dokunuyoruz. Biz nakliyeciler mahreminize giriyoruz. Bu yüzden önemli bir iştir. Bu ahlaka uygun elemanlar yetiştirmek istiyoruz. Bir araba ve iki hamal ile bu iş çözülemez. Ömrünüzün geçtiği eşyalarınızın kaliteli bir şekilde taşınması lazım. Evinize giren insanın da ahlaklı, temiz, prensip sahibi olması gerekir.

EĞİTİMLER DÜZENLEYECEĞİZ

Bu güne kadar alaylıydık. Bakarak, yaparak, öğrenerek öğrenilen bir meslekti. Ama 2019 yılıyla birlikte sertifikalı nakliye elemanları yetiştirme planlarımız var. Üniversiteler, teşvikler, bağlantılar ile bir ağ oluşturmak istiyoruz. Artık evinize giren herkesin sertifikası olacak. Eğitimler henüz başlamadı ancak 2019’da büyük bir eğitim düzenleyeceğiz.

Simge N. GÖK – Ulaşım Gazetesi