Kota uygulaması ve tarife dışı engeller
Deniz Servantie

Kota uygulaması ve tarife dışı engeller

Bu içerik 3 kez okundu.

İstanbul Lojistik isimli bir firma, Macaristan topraklarından aldığı bir ceza sonucunda, söz konusu cezayı bir Macar mahkemesine taşımıştı.  Ancak Macar hâkim konunun kendi yargı yetkisini aştığını dile getirerek topu Lüksemburg’da bulunan ABAD’a attı. Bu bağlamda 19 Ocak 2017 tarihinde konu ABAD’da ele alındı. Buna ek olarak Avrupa Komisyonu Hukuk Servisi davaya müdafi olarak katıldı ve Türk tarafının dile getirdiği tezleri destekledi.

Türkiye’nin ulaştırma ve lojistik sektörünün, AB üye ülkelerine ve AB üye ülkelerinden karayoluyla mal taşırken karşı karşıya olduğu çok sayıda sorun bulunuyor. Bu sorunlar şöyle sıralanabilir:

AB’nin doğusundaki bazı üye ülkeler (Bulgaristan, Romanya, Macaristan vb.), yollarından belirli sayıda Türk plakalı aracın ücretsiz geçmesine kota sistemi altında izin veriyorlar. Ancak izin verilen araç sayısı yani kota miktarı her zaman ihtiyaçtan daha az oluyor. Karayolu kotalarının aşılması halinde Türk araçlarından değişik isimler altında ilave transit geçiş ücretleri (örneğin, Bulgaristan’da dozvola) alınıyor.

Türk taşımacıların kullandığı bazı yollarda ise geçiş tamamen yasaklanmakla beraber, araçlar bir noktadan diğerine zorunlu olarak, ücret ödemek kaydıyla trenle taşınıyor  (örneğin, Slovenya’dan Avusturya’ya Ro-La hattı). Bazı dönemlerde sınırlar kapatılabiliyor (Kapıkule Sınır Kapısında olduğu gibi), bu da  gümrük geçişlerinin yavaşlamasına neden oluyor. Türk şoförlerden talep edilen vizeler de bir başka engel oluşturuyor.

Bu davada Türk tezlerinin Komisyon yetkilileri tarafından desteklenmesi, altı önemle çizilmesi gereken bir nokta. Macar yetkililerin, Komisyon yetkilisinin sorularına cevap vermekte zorlandıklarının yanı sıra söz konusu uygulamaların keyfi bir şekilde yapıldığını gizlemede zorlandıkları dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde sürecin şu şekilde gelişeceği öngörülüyor: 6 Nisan 2017 tarihinde ABAD’da davanın raportör hakimi (Genel Avukat), mahkemenin izleyeceği prosedüre bağlı olarak yazılı görüşünü sunacak. Bunun ardından mahkemenin dava ile ilgili kararını yıl sonundan önce açıklaması ve raportörün görüşünün büyük olasılıkla mahkemenin belirleyeceği tavır için yol gösterici olacağı ifade edilebilir.

Deniz Servantie
İKV Uzman Yardımcısı
E-Mail: dservantie@ikv.org.tr

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaybolan mesleklerimiz
Kaybolan mesleklerimiz
Çobanoğlu'nun yatırımı Krone'ye
Çobanoğlu'nun yatırımı Krone'ye